Nergis, Zerrin, Boru Nergisi, Martçanı, Narcissus pseudonarcissus
Nergis, Narzisse, Narcissus pseudonarcissus
Nergis, Narzisse, Narcissus pseudonarcissus
NERGİS
Zehirli
Nergis, Narzisse, Narcissus pseudonarcissus
Zerrin
Mart çanı
Yalancı nergis
Boru nergisi
Trompet nergis
Yabani zerrin
Mart yıldızı
Zurna nergisi
Familyası: Nergisgillerden, Narzissengewâchse, Amaryllidaceae
Drugları: Nergis soğanı; Narcissi bulbuls
Nergis çiçeği; Narcissi flos
Nergis soğanından Homeopati?de tentür ve çiçekleri de Aroma tedavisi esansı (eterik yağı ) kullanılır.
Giriş: Nergisgillerin bilinen takriben 20 türü mevcuttur ve bunlardan en yaygın olarak kullanılan Boru, Trompet, Yalancı ve Yabani nergis, Mart çanı, Yabani zerrin, Mart yıldızı ve Zurna nergisi isimleri ile anılan ve Latince adı Narcissus pseudonarcissus olan türdür. Bunun haricinde çok az da olsa Hakiki nergis; Narcissus angustifolius, Beyaz nergis; Narcissus Poeticus ve Topbaş nergis; Narcissus tazetta?da kullanılmaktadır. Narcissus kendini beğenmiş ve pseudonarcissus yalancı nergis anlamlarına gelir. Zira eskiden Beyaz nergisle Hakiki nergis gerçek nergis sayılmaktaydı. Nergisin M.Ö kullanıldığı bilinmektedir. Fakat zamanla unutulmuştur. İngiltere ve ABD?de yapılan son araştırmalarda yeniden önem kazanmıştır. Sefa çiçeği; Calendula officinalis?de bazı kitaplarda yanlışlıkla nergis diye adlandırılmaktadır. Sefa çiçeğinin nergisle hiçbir yakınlığı yoktur. vatanının muhtemelen Balkanlar ve Türkiye?nin batısı olduğu ve buradan dünyanın diğer ülkelerine yayıldığı tahmin edilmektedir.
Botanik: Kökleri aynı soğana benzediğinden bazen yanlışlıkla yenmekte ve zehirlenmelere neden olmaktadır. Yaprakları direkt olarak soğandan çıkar. Uzun ince bir şerit şeklinde, mavimsi yeşil renktedir. Çiçeklerinin kupa yaprakları yoktur ve onun yerini yan taç yapraklar almıştır. Yan taç yaprakların oval sarımsı beyaz renkte ve 6 adettir ve ana taç yaprak bir çan veya zurna şeklinde koyu sarı renkli, ucu dalgalı, ortada bir adet döllenme tozluğu bulunur.
Yetiştirilmesi: Vatanının Türkiye olması nedeni ile Türkiye?nin hemen her yöresinde rahatlıkla yetişir ve aynı lalede olduğu gibi soğanları ekilerek yetiştirilir.
Hasat zamanı: Mart?tan Haziran?a kadar kökleri sökülerek yıkanır, soyulur ve kurutulur, eğer tentürü yapılacak ise taze olarak işlenir. Çiçekleri Mart-Mayıs aylarında toplanarak su buharı ile destilasyonu yapılır ve eterik yağı elde edilir.
Birleşiminde: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Araştırmalar: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Tesir şekli: Geniş bilgi: Şifalı Bitkiler ve Alternatif Tıp isimli kitabımızda mevcuttur.
Açıklama: Galanthamin enzim, beyin hücreleri arasında haber alış verişini sağlayan Acetylkolin?i (Asetil kolin) azalttığı ve neticede yaşlılarda erken bunama (Dement=Alzheimer hastalığı ) unutkanlık, hafıza kaybı ve hafıza zafiyeti gibi haller ortaya çıkmaktadır. Beynin yeterince beslenmemesinin bir sebebi de beyin damarlarının sertleşmesi (cerebral skleroz) hayvansal gıda ( et ve et mamülleri, peynir çeşitleri, yumurta ve yumurta ürünleri)?yı çok alanlarda görülmektedir. Buna psikolojik rahatsızlıklarda; korku, depresyon, saldırganlık, sinirlilik ve ilgisizlik gibi hallerde eklenince beyin hücreleri ölerek bunama (Alzheimer hastalığı=Denent) hasıl olmaktadır. Nergis kökünün içerdiği galanthamin asetilkolin?i azaltan enzimi durdurarak dolaylı olarak bunamanın ilerlemesini sağlamaktadır. Günümüzde 1,3 milyon Alman?ın Denet (bunama= Alzheimer hastalığı ) yakalandığı ve bu sayının 15 yıl sonra %30 artacağı tahmin edilmektedir (PR.3.95.4, ZP.3.95.256 ve ZP.3.98.165)
Kullanılması:
a) Araştırmalara göre nergis soğanından elde edilen galanthamin?in denent hastalığına karşı kullanılır.
b) Aroma tedavisinde; Nergis yağı baş ağrısı ve saraya karşı kullanılır.
c) Halk arasında nezle, bronşit, boğmaca ve astıma karşı kullanılır. [/font]
Çayı:
a) Nergis kökünün zehirli olması nedeni ile kullanılması oldukça risklidir. Bu nedenle tarife uyulmalı ve fazla kullanılmamalıdır. Kurutularak toz haline getirilmiş nergis soğanından 0,5-1 gr bir demliğe konur. Üzerine 300-400 ml kaynar su ilave edilir ve bu dem sabah-öğle-akşam az az içilir.
b) Halk arasında 5-10 gr nergis soğanı süt içinde bir gün bekletildikten sonra çıkarılarak ezilir ve günde 4-5 defa penise sürülürse erkeklerde cinsel gücü arttırdığı iddia edilmektedir. Yalnız bu terkip uzun süre kullanılamaz. 2-3 günde bozulabilir. Tohumları ezilerek sirke ile karıştırılıp 6-8 saat bekletildikten sonra yüzdeki lekelere sürülürse iyi gelir. Çiçeklerinin ezilerek balla karıştırılıp yendiğinde mesane ve rahim ağrılarının iyileştirir. Soğanı rendelendikten sonra sirkeye yatırılır ve bu sirke ile baştaki saç kıran günde 4-5 defa ovalanırsa saç kıran yok olur.
AR: Nergis çiçeklerinin su buharı ile destilasyonu (damıtılarak) ile eterik yağı elde edilir ve bu yağdan 1-21 damla günde 5-6 defa koklanırsa baş ağrılarını ve sarayı iyileştirdiği söylenmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v); ?Nergis çiçeğini koklayınız; o sizi delilikten, barastan ve cüzamdan korur? buyurmuşlardır. Bugünde erken bunamaya karşı nergis soğanından ilaç yapma caba ve araştırmaları devam etmektedir. Türkiye?de nergis esansı diye ilgisi olmayan başka esanslarda satılmaktadır. Bu nedenle dikkat etmek gerekir.
Homeopati?de: Nergis soğanından 50 gr yıkanır, soyulur, rendelenir ve bir şişeye konduktan sonra üzerine 500 ml %70?lik alkol ilave edilir. Bu şişe iki günde bir çalkalanır ve güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir takriben 4-6 hafta sonra süzülerek homeopatide <<Narcissus pseudonarcissus>> ismi ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 4-5 defa 10-15 damla alınır başta erken bunama, öksürük, bronşit,boğmaca ve astıma karşı kullanılır.
Hastalığın belirtisi (Semptom):
Yan tesirleri: Zehirli olması nedeni ile dikkatle kullanılmalıdır. Şayet zehirlenme olursa tıbbi kömür yutulur, sıcak çay içirilir ve hastanın kusması sağlanır ve en yakın sağlık kurumuna götürülür.
Bağırsak florası ve kılcal kan dolaşımı sağlıklı yaşayabilmek için çok önemlidir. Çünkü vitamin, mineral, aminoasit, enzim, glikoz, vb, besleyici maddenin hazırlanması, hücrelere ulaşması ve de mikroplarla mücadele eden makrofaj, T ve B- Hücreleri gibi savunma mekanizmalarının hücre aralarında dolaşması buna bağlıdır.Gökçek İksir'i ile tedavi olmak mümkündür. Tabii doğru beslenirseniz tedavi sürecide o oranda kısalır.Gökçek İksiri vücudu cüruflardan arıtır, iltihaplı hastalıkları iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.Gökçek Tonik mide-bağırsak rahatsızlıkları, deri hastalıkları ve her türlü alerjiye karşı etkilidir.
Asla peynir yememeli, çünkü asidoza ve iltihaplanmaya sebep olur.Siyah çay, kahve ve kola içilmemeli, çünkü bağırsakları kurutur ve vitamin, mineral ve aminoasitlerin alımını (absorbesini) önler.Alkol ve sigaranın zararları belli kanser, damarların yağlanması vb, artı uzun süre bira içilirse cinsel ikdidarsızlık ve hatta kısırlığa sebep olmaktadır.Sucuk salam sosis gibi et mamullerine 5-6 ay ara vermek gerekir (sade temiz et az yenilebilir) çünkü asidoza sebep olmaktadır.Bu da birçok hastalığın ana kaynağıdır.Akşam yemeği yerine yoğurt, meyve veya salata yenilebilir veya sebze çorbası içilebilir.Hayvansal besinler, patates, tahıl (beyaz pirinç), bakliyat ve hamurlu yiyecekler, özelikle de tatlılar akşam yenirse tam sindirilmez ve zamanla problemlere sebep olur.Ne kadar beyaz pirinç, patates, hamurlu yiyecekler, tatlı yiyecek ve içecekler, o kadar yağ oluşturur.Çünkü nişasta glikoza (şekere) dönüşür, şekerde yağa dönüşerek vücutta depolanır.Şeker ve antibiyotikler bağırsak mantarları çoğaltır, mantarlar ise her türlü hastalığı tetikler.Tatlı deyince akıla baklava, çikolata, dondurma vs gelir, kavun, karpuz ve üzümde tatlıdır ve bunlarda mantarı tetikler, çünkü aşırı şeker içeriler.Gökçek Diyet
|
Full size:
375x500
|