Aloe Vera, Sabır, Sabur, Alö, Sarısabır, Ödağacı

PAYLAŞIN

Aloe vera, Aloe, Aloe vera 
Sabır Syn: Aloe barbadensis L. MILL.
Sabur “ officinalis FORSK.
Alo
Sarısabır
Ödağacı
Sarı sabır
Öd çiçeği

Familyası: Sarısabırgillerden, Affodillgewächse, Asphodelaceae 

Drugları: Aloe vera (Sabır ekstresi); Aloes extractum
Aloe vera (Sabır tentürü); Aloe 
Aloe vera (Sabır) yapraklarının iç kısmındaki özsuyu çeşitli şekillerde işlenerek çay, tentür, natürel ilaç ve sabır suyu elde edilir. 

Giriş: Sabırgillerin takiben 350 alttürü mevcuttur ve bunlardan en çok iki tür kullanılır ve bunlar; Sarısabır; Aloe vera (A. Barbadensis) ve Kap-Sabırı; Aloe ferox (Aloe capensis) diye anılır. Türkçe de sadece Aloe vera (Sarısabır) diye anılan bu bitki genellikle sarı çiçek açtığından bu adla anılır. Eskiden Aloe bardensis diye anılmasının sebebi Barbados adasında ihracının yapılmasından dolayıdır. Bitkinin ismi Arapça Alloek den gelir ve parlak acı demektir, vera wahre´de yani hakikiden ferox ise yabani anlamına gelir. Sabıkın asıl vatanı Sudan, Somali, Sokotra adası ve Arap yarımadası olup zamanla tropik ve subtropik iklimin hâkim olduğu her yere yayılmıştır. Günümüzde özelikle ABD’nin Güney Eyaletlerinde kozmetik maddelerin ve ilaç yapımında kullanılmak için özel olarak yetiştirilmektedir. Tarihte ilk defa Mısırlılar tarafından güzellik banyosu ve cilt bakımı için M.Ö. 4000 yıllarında kullanılmaya başlanmış. (Mısırlılar medeniyeti Sümerlerden, yani Türklerden almıştır. Bütün medeniyetlerin kaynağı Sümerler yani Türkler dayanır.) Peygamber Efen¬¬dimiz tarafından Sabır suyu göz ağrılarına karşı kullanılmasını tavsiye etmiştir. 

Botanik: Aloe veranın (Sabıkın) gövdesi ya yoktur veya 10-30cm olabilir, şayet alt yaprakları kesilirse zamanla gövde ortaya çıkar. Bit¬kinin ortasından çıkan çiçek sapı 50-100cm boyunu bulur ve bununda 15-35cm’ine salkım şeklinde oldukça çok çiçek dizilmiştir. Çiçekleri silindir şeklinde 2,5-3,5cm uzunluğunda sapı ise 3-4,5cm olup, çiçeklerin içinde esmerimsi sarı döllenme tozlukları bulunur. Yaprakları 40-60cm uzunluğunda 6-10cm eninde uca doğru sivrice, kenarlarında, seyrek şekilde dizilmiş dikenleri vardır ve grimsi yeşil veya mavimsi yeşil yap-rakların üzerinde yer yer beyazımsı benekler bulunur.

Yetiştirilmesi: Türkiye’nin Akdeniz, Ege ve Marmara bölgesinde rahat¬lık-la dışarıda yetişebilir. Almanya’da yazın bahçelerde kışın seracıklarda veya güneş gören pencere önünde yetiştirilmektedir. Bitki hem to¬humları ile hem de köklerinin çevresine saldığı sürgünlerle çoğalır ve yayılır. Sabıkın kullanılış maksadına göre çeşitli şekillerde işlenir. 

Hasat zamanı: 
1) Aloe vera (Sabır) tozu; Mart-Nisan veya Ağustos-Ekim aylarında kesilen yapraklarının en az iki yıllık olması gerekir ve kesik kısımları aşağı gelecek şekilde dizilir ve de akan sıvılar oluk şekildeki keçi veya at derisinden bakır kazanlara akar. Bakır kazanların altı yakılır ve sıvı kaynatılır ve de kristaller elde edilir. Günümüzde Sarısabırdan elde edilen kristale Kuraca Aloe ( Curaca Aloe veya Aloe lucide ve yahut ta blanke Aloe denir) çünkü cam gibi içi gözükür ve genellikte esmerimsi siyah renklidir. Kap-Sabırının özsuyu kurutulunca donuk, içi gözükmeyen kristal elde edilir ve buna Karaciğer Aloe (Aloe hepatica) denir. Kristaller öğütülerek toz haline getirilir ve sabır tozu kabızlığa karşı kullanılır.
2) Aloe vera (Sabır) şurubu; Sabır özsuyu çıkarıldıktan sonra bozul-maması için C ve E Vitaminleri ve sorbit katılır ve böylece bozulması önlenir. Sabır özsuyunun birleşimindeki 1,8-Dihidroksiantrasen türevleri özel bir metotla ayrılarak ayrıca ilaç yapımında kullanılır ve geri kalan kısım özel işlemler sonucunda şurup gibi içilecek halle getirilir ve bu sabır özsuyu veya sabır şurubu birçok hastalığa karşı ve immun sistemini kuvvetlendirici olarak içilir. 
3) Cilt bakımı için haricen kullanmak maksadı ile jeli elde edilir ve bu jel, krem, merhem veya losyon yapımında kullanılır. 

Birleşimi: Sabır yapraklarının özsuyundaki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; Sabık’ın birleşiminde 260 madde bugüne kadar keşfedilmiştir ve bunlar;
a) 1-8-Dihidroksiantrasen türevleri %25-40 arasında olup en önemlileri; 1-) Barbaloinler (10-Glukosylantronlar) % 23-35 orandadır ve bunlara Aloin A ve B´de denir. 2-) %3-7 oranında 7-Hidroksialoin Ave B (izobarbaloin Ave B) ile 8-0-Metil-7-hidroksi-Aloin A ve B, Emodin, aloetikasit, barbaloin, monosulfonikasit, antranol, restannol3-) 1,8-Dihidroksiantrakinonlar % 0,05-0,5 arasında olup en önemlileri; Aloeemodin ve Chrysophanol’dur.
b) Aloe-Reçinesi (=Chromon-C-glukozitler) %20-30 arasında olup en önemlileri; Aloeresin B,C, A ve D (Aloesin A,B,C ve D diye de anılırlar) 
c) Aminoasitler; Lysin, histidin, prolin, hidroksiprolin, cistin, theronin, glutaminasit, salm, asparagin, aspartinasit, glutaminasit, arginin, gistin, valin, leusin, izoleusin, serin, tyrosin, alanin, glyserin.
d) Mukomono- ve mukopolisakkaridler; Acemannan, uronasit, galakturanasit, glukoronasit, manuronasit, pentosan, ramnoz, glukoz, selluloz, manoz, arabinoz, galaktoz, ksyloz, aldentoz
e) Enzimler; Oksidaz, amailaz, bradkynaz, sellulaz, katalaz, lipaz, kreatin, fosfokinaz (phosphokinasz), proteaz, pentosan, alimaz, transaminaz, fosfataz (phosphataz)
f) Mineraller; Alüminyum, kalsiyum, kükürt, klor, demir, bakır, sod¬yum, mangan, potasyum, magnezyum, çinko, krom
g) Vitaminler; B1, B2, B3, B6, B12, E, C-Vitaminleri, Provitamin A (betakaroten), folikasit
h) Yağ asitleri; Kolesterol, Kampesterol, beta-Sitosterol, Lupeol
i) Ayrıca Ligninler, saponinler, salisilik asit ve eterik yağlar içerir. 

Araştırmalar:
1) Kaliforniya Linus Pauling Enstitüsü 1985´de Aloe vera (sabır) özsuyu ile hastalar üzerinde yaptığı tedavi denemesinde sabır şuru-bunun (özsuyu) bağırsak mantarlarını zararsız hale getirdiği ve böy-lece mantarların sebep olduğu ekzema ve nörodermatoz gibi deri hastalıklarının iyileştirdiği tespit edilmiştir (Nhp7.98.1105)
2) Mısır’da 1973 yılında akneli hastalar tedavi denemsi yapılmış ve dahilen sabır şurubu haricen Aloe vera (sabır) jeli kullananların akneden kurtulduğu görülmüştür. Mısırlılar tarafından yine bacak ülserine karşı tedavi denemsi hem haricen hem dahilen yapılmış ve yaralar iyileşmiştir (Nhp7.89.1106)
3) Alman Farmakoloji endüstri birliği (Budesverband der Pharmazen-tische Industire = BPI) ve Alman ilaç üreticiler birliği (Bundesverband der Arzneimittelhersteller=BAH) tarafından dünyanın çeşitli ülkele¬rinde binlerce hasta üzerinde bir düzine klinik araştırma yapmışlardır. Bu araştırmalarda sinameki ve Aloe vera (sabır) özsuyunun (sabır şurubu) bağırsak kanserine sebep olmadığı, aksine bağırsak kanserine yanlış beslenme (Et, Peynir, Alkol, Kahve, Siyah çay) ve Kronik kabızlığın neden olduğu tespit edilmiştir. (HV.3.97.60) 
4) Bangkok Üniversitesi tarafından yaşları 35-60 arasındaki şeker hastaları üzerinde Aloe vera (sabır) şurubu ile deneyler yapılmış ve hastaların iyi olduğu tespit edilmiştir (ZP.5.97.282) 
5) Fukuyama Üniversitesi (Hiroshima) tarafından yapılan bir araş-tırmada Aloe vera (sabır) şurubu, sabır ekstresi ve sabır jelinin hücre gelişmesini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. (ZP.3.97.172)
Tesir şekli: İltihapları önleyici, bakteri, virüs ve mantarları zararsız hale getirir, müshil yapıcı, mideyi kuvvetlendirir, karaciğeri kuvvetlendirici ve yaraları iyileştirici özeliklere sahiptir. 

Kullanılması:
a) Aloe vera (Sabır) şurubu; Üniversite araştırmalarına göre Sabır özsuyu çıkarıldıktan sonra C, E Vitamini ve Sorbit katılır bozulması böylece önlenir; Sabır özsuyundaki 1,8-Dihidroksiantrasen türevleri özel bir metotla ayrılarak sabır şurubu (sabır özsuyu) içilebilir hale gelir. Sabır şurubu çok yeni olarak keşfedilmiş olup başta; Bağışıklık sistemini güçlendirir ve cilt bakımı için kullanılır.
Aloe vera (Sabır) jeli; Krem, merhem veya losyon yapımında hem dahilen hem de haricen cilt bakımı, güneşe karşı korunma, gü¬neş yanığı, akne, yanıklar ve tıraştan sonra yüz bakımı için kullanılır.
b) Komisyon E’nin 21.07.1993 tarih ve 133 Nolu Monografi bildirisine göre; Sabır tozu, ekstresi ve hapı kabızlığa karşı kullanılır.
c) Halk arasında; İltihaplı ve ağrılı göz rahatsızlıklarında taze sabır yaprağı kesilir. 1-2damla göze sürülür. Ayrıca mide rahatsızlıkları, safra yetmezliği, sarılık, şeker hastalığı, adet rahatsızlıkları ve bağırsak solucanlarına karşı kullanılır.
d) Homeopati’de; Dizanteri (Kanlı ishal), basur, makatın dışarı çık¬ması, baş ağrısı, başa kan hücumu, deri hastalıkları, makat kaslarının tutmaması, bel ağrısı gibi rahatsızlıklara karşı kullanılır.

Açıklama: Nasıl ki bir askeri birlikte hava, kara, deniz, lojistik ve özel vurucu timlerden oluşursa insanın immun sistemi de T-Hücreleri, B-Hücreleri, makrofaj, lenfositler ve granülozitler gibi çeşitli savunma güçleri ve bunların ürettiği ve kullandığı özel silahlardan (antikor) oluşur. Bu sistemi oluşturan unsurların farklı vitamin, mineral, enzim ve Ami-noasitler ihtiyaçları vardır. Aloe vera dahili olarak kullanıldığı gibi harici olarak da cilt ve saç bakımı için kullanılır.

Çay Harmanları:

Dr.E.Scheider’ya göre adet yetersizliğine karşı çay;
>5 gr Sabır tozu
>5 gr Arnika çiçeği
>10 gr Andız kökü
>20 gr Sefa çiçeği
>30 gr Sedef otu
>30 gr Civanperçemi otu Flam-Kroeber ve Seel’e göre adet söktürücü çay;
>10 gr Sabır tozu
>40 gr Sedef otu
>50 gr Biberiye yaprağı

Dr.E.Scherider’a göre iştah çayı;
>2 gr Sabır tozu
>4 gr Şerbetçi otu kozalağı
>14 gr Süt şekeri

Homeopati’de: Şayet evinizde Aloe vera (sabır) var ise yaprakları baştan uca kadar kenarlardan kesilir içindeki jel gibi olan bitki özsuyu bir kazanda veya tavada hafif kaynatılır ve bundan 50gr ezildikten sonra bir şişeye konarak üzerine % 70’lik 500 ml Alkol ilave edilir. Şayet Sabır bitki olarak evde yok ise eczaneden sabır tozu alınarak aynı işlem yapılır. Takriben 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <> adı ile anılan tentür elde edilir, Aloe tentüründen günde 3-4defa 10-15damla 4-8 hafta süreyle alınır. 

Ekstraksı: Ekstresi Aloe vera (Sabır) özsuyu çıkarıldıktan sonra sıcak su ile ekstresi yapılır ve ekstresi de aynı tentürü gibi kullanılır. 

Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Karına kan hücumu, makat veya mesanede ağırlık ve basınç hissi
2) Makatı kapayan kaslarda (sfinkter) kontrolü kaybetme ve bu yüzden idrarını yaparken veya yellenirken dışkı (gaita) kaçırma korkusu ki bu genellikle olur. Yani kişi bazen istemeden altına büyük abdestini yapabilir. 
3) El ve ayaklar sürekli soğuk, baş ve yüz sıcak olur
4) Herhangi bir konuyu düşünemez, bunalır, sıkılır ve yorulur
5) Özellikle de burunda aşırı derecede kızarıklık olursa
6) Baş ağrısı; sanki alında bir yük varmış gibi
7) Sıcakta ağrılar artar, soğukta iyileşir
8) Sabahları yürümek ve kalkmakla ağrılar artar
9) Makat kaşıntısı, yanması
10) Makatta üzüm gibi basur oluşur ve bu kanlı-yakıcıdır.

Yan tesirleri: Uzun süre Aloe vera (sabır) tozu veya sade olarak taze yaprakları kullanılırsa kandaki potasyum azalır, idrar kırmızılaşır, idrara kan karışır ve albümin (idrarda protein) ortaya çıkar. Sabır şurubu veya ekstresi içince bu yan etkiler olmaz. Bazı firmalar kaliteye dikkat etmemektedir bu nedenle bağımsız Enstitüler tarafından kalite beyan-namesi alınan ürünler tercih edilmelidir.
Aloe vera hakkında sorulan binlerce soruya cevap vermek içi yoğun bir araştırma yaptım. Aloe vera üreten binlerce firma mevcuttur. Bir arka-daşımın tavsiyesi ile Aloe vera üreten bir şirketin dağıtıcılığını yapmaya karar verdim ve üye oldum. Bu işte hatır gönül işi olmaz, zira insanların sağlığı söz konusu diye yeniden detaylı bir araştırma yaptım. Bu araştırma sırasında sadece bir firmanın kalite belgesine sahip olduğunu gördüm ve bu şirketle çalışmaya karar verdim. 

Kap Sabırı, Kap-Aloe, Aloe ferox (Syn: Aloe capensis)
Kap sabırı 3-5m boyunda bir ağaç şeklinde olup yaprakları gövdenin üst kısımlarında bulunur ve çiçekleri en üst noktadan çıkan bir sapın üzerinde durur. Çiçek önce 3-5cola sonra yine 3-5cola ayrılır ve toplam 10-25çiçek demeti bulunur. Çiçekleri genellikle kırmızı renkli ve silindir şeklinde topluca bir aradadır. Birleşiminde %15-20 Aloin A ve B, %6-10 Aloinosit A ve B (sadece kap sabırında vardır), 5-Hidroksialoin A ve B ve %20 civarında Aloeresin A ve %15 Aloeresin B (Aloe reçinesi) içerir. Kullanılış şekil ve maksatları aynıdır.

Yazar Hakkında

İbrahim Gökçek

Her hastalığın şifası doğada bulunmaktadır, insanoğluna düşen onu arayıp bulmak ve uygulamaktır. Ancak hastalıkları tedavi etmek, hangi ilacın hangi hastalığa iyi geldiğini bulmak, hangi ilacın hangi işlemlerden geçtikten sonra ne kadar ölçüyle uygulanması gerektiği gibi bir dolu soru, insanoğlunun binlerce yıldır çözmesi gereken problemler yığınında yer almaktadır.

Yorum Gönderİn